Doğum Sonrası Depresyonu Nasıl Atlatılır?

0

Doğum, bebek düşleyen her bayan için mucizevi bir sondur. Biraz korkulu, çokça merak ve yoğun bir mutlulukla beklenen bir sondur doğum. Güzel anılar ve tatlı sancılarla geçen uzunca bir dokuz ayın ardından bebek ve anne için yeni bir hayat başlar artık. Bebek, tüm ihtiyaçlarının kendiliğinden giderildiği huzurlu anne karnından, artık tüm isteklerini ağlayarak belirteceği, alışma süreci gerektiren bir dünyaya açar gözlerini. Aslında ilk zamanlardaki tüm huzursuzluğu da genel olarak bundandır. Anne ise, gerçek bir sorumluluk duygusuna bürünür artık. Lohusalık denilen doğum sonraki ilk evre de bu alışma sürecinin ilk adımıdır. Bu dönemde annenin vücudu kendini hızla toparlamaya başlar. Doğum sonrası depresyonu olarak adlandırılan sendrom da bu lohusalık döneminde kendini gösterir.

Yoğun kaygı, bebeğine bakamama korkusu, sütünü yetirememe düşünceleri anneyi kronik ağlama nöbetlerine sokar. Anne bu sendromu yaşadığı zamanlarda mutsuz ve isteksizdir. Özellikle lohusalıkta baş gösteren ve lohusalıktan sonra da devam edebilen bu depresyonun atlatılmasındaki en önemli etken eş ve aile desteğidir. Anne adayı, eşinden ve ailesinden gelecek olan bu destekle yaşadığı içsel problem yada kaygıları en aza indirgemeye çalışacak ve tüm yükün üzerinde olduğu düşüncesinden zamanla sıyrılacaktır. Yine bu süre zarfında annenin kendisini eve kapatmaması gerekir. Bahar veya yaz aylarındaysa eğer bebeğin sağlığı el veriyorsa sık sık dışarı çıkılmalıdır. Zorlu bir süreçten geçen annenin, bir yerlerde bir şeyler içmesi yada sakin bir yürüyüşe çıkması onun yaşadığı tüm ruhani sıkıntıları hafifletecektir. Yine bu bağlamda anne adaylarına yol gösterecek, alanında uzman psikologlar da başvurulacak yöntemlerden bir diğeridir. Bebeğiyle sağlıklı vakit geçiren, eşi ve ailesinin desteğini gören, anneliğin tadına varmaya başlayan tüm kadınlarda normal kabul edilebilecek bu depresyon, zamanla geçici bir rahatsızlık olarak adlandırılacak ve tamamen kaybolacaktır. Seyrini azaltmayan, hatta daha ciddi boyutlara ulaşan durumlarda ise mutlaka bir psikiyatri uzmanına muayene olunmalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here